Yaban Koyununun İzinde / Haruki Murakami
'' Sanki doğduğumdan beri hep yalnızmışım, şimdiye dek hep yalnızmışım ve yolumu yalnız sürdürecekmişim gibi.''
sy:29
''Eğer istersek, varsayımlar alanında dilediğimiz gibi at koşturabiliriz. Başı boş bir ilkbahar rüzgarının savurduğu kanatlı bir tohum gibi köksüz.''
sy:77
'' Hiçbir zaman doğru düzgün mektup yazamamışımdır ben. Her şey ters gider. Tam tamına yanlış sözcükleri kullanırım. Bu da yetmezmiş gibi, mektup yazmak beni daha da çok şaşkına çevirir, bütün cesaretimi yitiririm.''
sy:93
''Benim en büyük kusurum da, doğarken sahip olduğum kusurların her yıl daha da büyümesi. Sanki içimde piliç besliyormuşum gibi. Piliçler yumurtalar ve yumurtalardan başka piliçler çıkar,onlar da yumurtlar. Böyle yaşamak olur mu? Bunca kusurumla, düşünmeden edemiyorum doğrusu. Gerçi kuşkusuz, yaşamayı sürdürüyorum. Ama ne de olsa, sorun bu değil, değil mi?
sy:94
'' Hala bilmiyorum, bu tür yaşam için yaratılmış olup olmadığımı. Bilmiyorum, oradan oraya gezen biri olmayı istemek, evrensel bir şey midir?''
sy:96
''Bir bakıma benim için son hedef olacak yere ulaşmışım. Kendimi, varmam gereken yere gelmişim gibi hissediyorum. Üstelik buraya gelmek için akıntıya karşı yüzmem gerektiği kanısındayım. Ama bu, benim üzerinde yargıya varabileceğim bir şey değil.''
sy:99
'' Her kadının 'dolu' diye işaretlenmiş bir çekmecesi vardır ki, her türlü anlamsız öteberiyle tıka basadır.''
sy:101
'' Bir kişi için bitmiş olan, bir başkası için bitmiş olmayabilir. Bu denli sabit. Bunun ötesinde bir yol, iki ayrı yöne ayrılır.''
sy:106
''Ama bu tümüyle bambaşka türden bir sessizlikti. Ağır, ezici bir sessizlik. Bir şeyi anımsatan bir sessizlik, ne olduğunu tanımlayabilmem biraz zamanımı almış olsa bile, ölümü bekleyen bir hastanın çevresinde uçuşan bir sessizlik. Ölüm önsezisine gebe bir sessizlik. Uğursuz, belli belirsiz küf kokan bir hava.''
sy:130
'' Ve gün böylece sona erdi. Bu kadar amaçsız bir gün geçirdiğimi anımsamıyordum.''
sy:158
'' Yapayalnızdık. Dünyanın kıyısından aşağı atılmış gibi.''
sy:274
''Gene de, şimdiye dek, bir fotoğrafta yüzlerce kez gördüğüm bir sahneyi bu kez canlı olarak karşında görmek, tedirgin ediyordu. Karşıdaki manzaranın derinliği yapay gibi geliyordu insana. Ben gerçekten orada değildim de sanki bu sahne, salt fotoğrafa uysun diye geçici olarak yaratılmıştı.''
sy:279
'' Onsuz yalnızlık duyuyordum, ama yalnızlık duyabilmem bile bana bir avuntu gibi geliyordu.
Yalnızlık o denli de kötü bir duygu değildi. Küçük kuşlar uçup gittikten sonra akmeşenin sessizliği gibi bir şeydi.''
sy:291
'' Huzur bozucu bir şey, toplum, bensiz de pekala idare edebiliyordu demek.''
sy:294
''Yapayalnızdım. Herhalde ömrümde hiç olmadığım kadar yalnız.''
sy:306
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder