20 Nisan 2016 Çarşamba

İçimizdeki Şeytan / Sabahattin Ali

''Bana öyle geliyor ki, hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır, o da ölmek''
sy:14

''Fakat şu muhakkak ki bugün olduğum gibi olmak da istemiyorum. Büsbütün başka bir hayat, daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat istiyorum. Belki bunu arayıp bulmak da mümkün... Fakat içimde öyle bir şeytan var ki ... Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş... Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız... Senin dünyaya hakimiyet planların bile eminim ki onun mahsülü.''
sy:47

''Evet, evet onun korkusu... İçimde bu ürkek dünyayı yaratan onun korkusu... Ben bu değilim. Ben başka bir şeyler olacağım. Yalnız bu korku olmasa. Hiçbir şeyi bana tam ve iyi yaptırmayacağına emin olduğum bu şeytandan korkmasam.''
sy:51

''İnsan oturduğu odanın duvarlarından biri yok oluvermiş gibi bir noksanlık, bir çıplaklık duyuyor, bir gün evveline kadar kolumuz, bacağımız gibi pek tabii surette mevcut olan bir şeyin birdenbire hiç olmasına inanmak istemiyordu.''
sy:55

''Ben onu görmeden evvel hayatın manasını bilmiyordum, bulamamıştım. Şimdi görüyorum ki, o da bensiz yaşayamayacak.''
sy:109

''İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.''
sy:249

''İkimiz de aynı şehirdeyiz ve birbirimize varmamız için yarım saatten az bir zaman yeter. Buna rağmen o orada ben buradayım. Neden? Sebep yok. Ben burada ne yapıyorum?''

''Zaten anlatmak istediğim bir şey var, bin bir şekle sokup anlatmak arzusuyla yandığım tek bir şey; o da sizi sevdiğim. Bunun dünyanın teşekküünden beri kaç milyar defa tekrar edildiğini unutmuyordum, fakat siz söyleyin, canlılığından bir şey kaybetmiş mi? Kainatta hiçbir mevcudun olamayacağı kadar taze ve olgun değil mi? Bu böyle bir kelime ki doğuyor ve doğuşuyla beraber kemali de içinde getiriyor. Sizi seviyorum... Başka ne söyleyeyim? Siz de cevap vermeye kalkmayın. Bir insanın bütün varlığı ile , karmakarışık ruhu, esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, itiyatları, ihtirasları bilhassa her şeyiyle size teslim olması, size ihtihak etmesi ne muazzam bir şeydir. Bunu tamamıyla anladığınızı biliyorum. Bunun karşısında lakayıtta kalamayacağını biliyorum. Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz. Dünyanın bu en harikulade hadisesi karşısında kimse hareket ihtiyacına malik değildir. Buna hakkı yoktur. Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekan içinde bi yer işgal etmekten vazgeçmeyen kuvvetimiz yoksa bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur. Sizi seviyorum.