25 Şubat 2016 Perşembe

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında / Haruki Murakami

'' Tıpkı saklambaç oynayan bir çocuk gibi, çok derinlere saklanmış ama bulunmayı umuyordu.''
sy:9

'' Pretend you're happy when you're blue, it isn't very hard to be.''
sy:14

'' Hala parçalar halinde olan biz, içimizi doldurarak bizi birleştirecek, beklenmedik bir gerçekliğin varlığını yeni yeni sezmeye başlamıştık. Daha önce hiç görmediğimiz bir kapının önünde duruyorduk. Sadece ikimiz, zayıf bir ışık huzmesinin altında, akıp giden on saniyede ellerimiz birbirine sımsıkı kenetlenmişti.''
sy:19

''Korkuyorum, bu aralar kendimi kabuksuz bir salyangoz gibi hissediyorum.''
sy:28

''O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kötü kırabileceğimi. İnsan, sadece var olarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu.''
sy:28

'' Onu ilk gördüğümde, bir gün sokaktan aşağı doğru yürüyormuşum da birden beynime yıldırım saplanmış gibi hissetmiştim. Ama'lar, ve'ler ya da eğer'ler yoktu- kancaya takılmıştım.''
sy:39

''Belki de doğru düzgün insan olma şansımı yitirmiştim. Belki de mizacımın tamamlayıcısı olan hatalarım varlığımın kaçınılmaz birer parçasıydı. sonunda, dibe vurabilirdim ve bunun farkındaydım.''
sy:44

'' -Neden bana öyle bakıyorsun?
  - Çünkü çok tatlısın.
  - Bunu söyleyen ilk kişisin.
  - Bunu bilen tek kişiyim. Ve inan bana, biliyorum.''
sy:60

'' Bir şey kötü gider ve bütün taşlar devrilir. Kendinizi kurtarmanın hiçbir yolu yoktur. Ta ki biri sizi çekip çıkarana kadar.''
sy:82

'' Hayatımın mutlu zamanlarından biri olarak tanımlayamam elbet, kendim gibi yaşadığım, tatmin edilemeyen arzularla dolu karmakarışık bir dönem. daha genç, daha aç ve daha yalnızım. Yine de tepeden tırnağa kadar kendimdim.''
sy:84

''Asıl acı olan şey, geri dönemeyeceğimizin gerçeği. Bir kez ilerlemeye başladın mı, ne yaparsan yap gittiğin yoldan geri dönemiyorsun. En ufak bir sapma her şeyi sonsuza dek değiştiriyor.''
sy:131



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder