Tatlı Rüyalar / Alper Canıgüz
'' Yirmi beş yıllık öğretim üyesi Profesör Olcayto Fişek sınıfa girdiğinde, mesleğe ilk başladığı günkü inançlarının hiç değişmediğini fark etti: Öğrencilerin hepsi geri zekalıydı.''
sy:19
'' -Tabii. Bunun için buradayım. Size her şeyi anlatacağım.
-Yo, her şeyi anlatmayın lütfen. Sadece gerekenleri anlatın.
- Neyin ne kadarının ne için gerekli olduğuna kim karar verebilir ki? Belki sorunumu çözmek için ta insanlığın başlangıcına dönmeliyiz.
- Naenderthal'e kadar mı, örneğin?''
sy:27
'' Sanıldığı gibi sadece gerçekler rüyayı etkilemez, rüyalar da gerçekleri etkiler. Karnabahar ise, her ikisini de etkiler.''
sy:34
''Birini tanımanın en iyi yolu onunla oyun oynamaktır. Oyun oynarken beni güvenilir bir insan olduğuna inandırmaya çalışırsan bunu anlarım. Ayrıca oyun insanları birbirine yakınlaştırır.''
sy:39
''Evet, bir insanı anlamak ve ona gerçekten de yardımcı olmak çok zor bir şey. Çoğu insanın kafası çelişkilerle, ruhu komplekslerle dolu ve ne istediğini bilmiyor. Ama, yine de onun söylediklerini anlamaya çalışmak söylemedikleri hakkında fikir yürütmekten daha doğru geliyor bana. samimiyet, e azından onun kendisini yalnız hissetmemesini sağlayacaktır. Ve bence hepimizin tek derdi bu Profesör, bu dünyada yalnızı; çok yalnızız.''
sy:65
'' Senin iraden güçlü değil hayatım, sadece tutkuların zayıf.''
sy:69
''Ayrıca şunu bil ki, inanan bir insanın yapabilecekleri sınır tanımaz.''
sy:91
'' Hayattan nefret etmek için yeterli sebebim var. Elbette bir başkası bunun, aksine, hayatın çok güzel ve yaşanmaya değer olduğuna inanabilir. Bu noktada kimseye bir şey söylemeye hakkım olmaz çünkü iki farklı inanış ve iki farklı ahlaki çerçeve söz konusudur. Ancak aynı insan, her fırsatını bulduğunda o hayatın gerçeklerinden uzaklaşmaya çalışıyorsa işte o zaman iki yüzlülük yapmaya başlıyor demektir.''
sy:113
'' Beni sakın yalnız bırakma.
Sonbahar geldiğinde de.. Kışın da.. hele hele ilkbaharda asla...''
sy:116
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder