12 Şubat 2016 Cuma

İmkansızın Şarkısı / Haruki Murakami

''Seni hiç unutmayacağım. Seni unutmam imkansız.''
sy: 15

'' Aradığı benim kolum değildi, sadece bir koldu. Aradığı benim sıcaklığım değildi, sadece bir sıcaklıktı. sadece ben olmaktan rahatsız oluyordum.''

''Sonunda, belki bana bir şey söylemek istiyor da sözcüklerle dile getiremiyor, diye düşünmeye başladım. Ya da daha doğrusu, sözcüklere dökmeden kendi içinde yakalayamıyordu söylemek istediklerini. İşte bunun için sözcükler çıkamıyordu ağzından bir türlü.''
sy:40

'' Kimileri için aşk, anlam taşımayan ya da önemsiz şeylerle başlar. Eğer böyle olmazsa zahmetine değmez.''
sy:99

'' Telefon yüzünden gün boyu evde kalmayı gerçekten sevmiyorum. Yalnız kaldığım zaman, bedenim kokuşacakmış gibi bir izlenim uyanıyor bende. Yavaş yavaş dağılıyor, çürüyor ve sonunda yeşil bir sıvıya dönüşüp toprağa karışıyor. Geriye sadece giysilerim kalıyor. İşte gün boyu kıpırdamadan beklemenin bende yarattığı izlenim bu.''
sy:101

'' Naoka, kanepede oturmuş, okuyordu. Bacak bacak üstüne atmış, parmakları şakaklarında, okuyordu, kafasına dolan sözcükleri, daha iyi anlamak için, parmağıyla dokunmak istiyormuş gibi.''
sy: 198

'' Bazen, dedi bardağını sallayıp içindeki buzları şıngırdatarak. Dünya kimi zaman fazlasıyla sertleştiğinde, buraya geliyorum ve votka tonik içiyorum.''
sy:206

'' Bu yüzden de, ara sıra çevreme baktığımda, gerçekten umudum kırılıyor. Kendi kendime her zaman sorarım, insanlar neden daha çok çabalamazlar diye. Hiçbir şey yapmaz ve zamanlarını yaşamın haksızlığından yakınarak geçirirler.''
sy:246

'' Geç yapılmış bir kahvaltıyla erken yenmiş bir öğle yemeği arasında da bu kadar fark olur. Aynı saatte aynı şey yenir, sadece adı değişiktir.''
sy:254

'' Ben hep böyleydim işte. Kafam bir şeyle dolu olunca, geri kalan her şeyi unutup giderdim.''
sy:291

'' - Ama keyifli olmaya çalışıyorum.
  - yaşamın bir bisküvi kutusuna benzediğini düşün, yeter. Bir bisküvi kutusunun içinde, her türlü bisküvi vardır, sevdiklerin de, pek sevmediklerin de, öyle değil mi? Ve insan sevdiğini önce yerse geriye pek sevmedikleri kalır sadece. Ben kötü günler geçirdiğimde hep böyle düşünürüm işte. Şimdi bunu yaparsam, sonrası daha kolay olur, derim kendi kendime. İnan bana, yaşam bir bisküvi kutusudur.''
sy:300

'' Ama sana gerçekten de kızgın sayılmam. sadece mutsuzum. Çünkü sen benim için çok şey yaptığın halde, ben senin için hiçbir şey yapamıyorum. Sen hep kendi dünyanın içinde hapsolmuş durumdasın, kapını vurup sana seslendiğimde ancak, bakışlarını kaldırıyor, sonra gene hemen indiriyorsun.''
sy:302

'' Odasında, yatağın üstünde kucaklaştık. onun uyku tulumunun içinde, yağmuru dinlerken, öpüştük, sonra şundan bundan konuştuk, her şeyden, dünyanın oluşumundan tut da, rafadan yumurtanın nasıl pişirileceğine değin.''
sy:317



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder