Anne Frank'ın Hatıra Defteri / Anne Frank
''Artık bir şey yapmaya cesaret edemiyorum, çünkü yasak olmasından korkuyorum.''
sy: 18
'' İnancım o ki baharı içimde hissediyor, bahar uyanışını bedenimde ve ruhumda duyuyorum. Normal davranabilmek için kendimi tamamen allak bullak, ne okumam, ne yazmam ve ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bildiğim tek şey, sadece özlüyorum.''
sy:188
''Korkuları olan yalnız ve umutsuz kimseler için en iyi çare dışarıya çıkmaktır, yalnız kalabileceği, gökyüzü, doğa ve Tanrıyla baş başa kalabileceği herhangi bir yere gitmektir. İnsan ancak o zaman her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu hissediyor. Tanrı'nın insanları, sade ve güzel doğada mutlu görmek istediğini anlıyor.''
sy:199
''Sevgi, sevgi nedir? Sanıyorum sevgi sözcüklere sığmayan bir şey. Sevgi, birini anlamak, onun varlığından mutlu olmak. Mutlulukları, mutsuzlukları onunla paylaşmak... Bedenen yaşanan sevgi de onun bir parçası, bir şeyler paylaşıyorsun, biraz veriyorsun ve biraz alıyorsun. Eğer, yaşamının geri kalan kısmında yanında birinin olacağını biliyorsan, seni anlayacağını ve onu hiç kimseyle paylaşman gerekmeyeceğini görüyorsan; o zaman evli olup olmaman, çocuğunun olup olmaması hiç önemli değil. Ya da namusunun gidip gitmemesi, bunlar hiç önemli değil.''
'' Engel olamadığım bir yanım var; içimden ne kadar sessiz ve ciddi olsam da dışımdan bir o kadar gürültücü biriyim. Kim ilk olarak bu koruma zırhını keşfedecek ve onu delip geçecek?''
sy:209
'' Dışarı çık, kırlara git, doğaya ve güneşe çık ve içindeki mutluluğu tekrar yakalamaya çalış. Hala içinde ve etrafında olan güzel şeyleri düşün ve mutlu ol!''
sy:213
''Çünkü zaten kendin sefil bir şekilde yaşıyorsan, o zaman ne yapabilirsin ki? Kaybedersin. bence bütün üzüntülerin ardından geriye az da olsa güzel bir şeyler kalıyor. Geriye dönüp baktığında hep daha fazla sevinecek bir şey bulabiliyor ve yine dengeyi sağlıyorsun. Mutlu olan insan başkalarını da mutlu eder. cesareti ve öz güveni olan kimse, mutsuz olduğunda dibi boylamaz.''
sy:213
'' Öylesine büyük bir duyguya ihtiyacım var ki, onun çok fazla konuşmaya gerek kalmadan da içimi görüp anlamasını beklerim.''
sy:230
''Duygularıyla fısıldamak, borazanla bağırmaktan daha kolay geliyor.''
sy:231
''Cesur ol!Her zaman kolay olmasa da ben de öyle yapıyorum. Senin sıran belki düşündüğünden de çabuk gelebilir.''
sy:234
''Ben zengin değilim, güzel değilim, akıllı değilim, zeki değilim, ama mutluyum ve mutlu olacağım! Mutlu bir doğaya sahibim, insanları seviyorum, şüpheci değilim ve kendimle birlikte herkesi mutlu görmeyi arzu ediyorum.''
sy:240
'' Yine gün hiçbir şey getirmedi.
Karanlık bir gece gibi geçti.''
sy:240
''Dünyada açık bir pencereden doğayı seyretmek, kuşların ıslıklarını duymak, güneşin sıcaklığını yanağında hissetmek ve hoş bir gencin kollarında olmaktan daha güzel ne olabilir ki! Onun kolunun beni sardığını hissetmek, yakınında olduğunu bilmek ve susma öyle huzur ve güven verici ki. Bu kötü bir şey değil, bu huzur çok güzel.''
'' Evet neden İngiltere'de hep daha büyük uçaklar, daha ağır bombalar ve aynı zamanda yeniden inşa etmek için standart evler yapılıyor? Neden her gün savaş için milyonlar harcanıyor da sağlığa, sanat ve yoksulluğa bir sent bile yok? Neden dünyanın başka yerinde bolluktan yiyecekler çürürken insanlar açlık çekiyor? Neden insanlar bu kadar deli! Savaşın sadece büyük adamlar, hükümetler ve kapitalistler tarafından yapıldığını sanmıyorum. hayır, küçük adamlar da savaş yanlısı, yoksa büyük halklar çoktan ayaklanırdı! İnsanların içinde yıkma dürtüsü var, öldürme, katletme ve öfkeli olmak var, şayet tek bir istisna kalmayana dek tüm insanlar bir metamorfoz geçirmezlerse savaş devam eder. İnşa edilmiş, bakılmış ve büyütülmüş her şey kesilecek, yok edilip sonra yine başa dönecek.''
sy:280
''Bütün insanlar ne kadar güzel ve iyi olurlardı... Eğer her akşam, gün boyu yaşadıklarını gözlerinin önüne geitirp, kendi davranışlarındaki iyi ve kötü olanı bir sınasalardı. Bilinçaltında bunları her gün yeniden düzeltmeye çalışırlardı ve tabii ki zamanla bir yerlere ulaşabilirlerdi. Bunu herkes deneyebilir. Bilmeyen biri öğrenmek ve denemek zorunda; 'Kendinden emin ve huzurlu olmak insanı güçlü kılar.' ''
sy:322
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder