Aspidistra / George Orwell
'' Paraları cebinde çevirdi. İki buçuk peni ve bir üçlük- iki peni bir de yarım peni ve üçlük. Canı müthiş sıkılıyordu. Kafiyelerle, sıfatlarla arası iyi değildi. Cebinde iki buçuk peni varsa iyi olmaz elbet.''
Sy:15
'' O günden beri, tam iki yıldır bir arpa boyu ilerlemeyen iğrenç bir kitabın labirentinden kıvranıyordu, üstelik aklı başında olduğu anlarda bir arpa boyu ilerlemeyeceğini de biliyordu.''
Sy:19
'' Bu anlamsız büro işine dayanmasının nedeni, işinin sürekliliğine bir an bile inanmamış olmasıydı.''
Sy: 63
'' Görünüşte, sıradan bir memur, sabahları sağa, akşamları sola doğru gidip gelen, metro vagonlarında tutunma kayışına asılanlar ordusunun bir eriydi yalnızca.''
Sy: 64
'' Yoksulluğun ilk (belirtisi) etkisi, düşünceyi öldürmesidir.''
Sy: 66
'' İngiltere'nin dört bir yanında insanlar işsizlikten kıvranıyordu; 'iş' sözcüğünden midesi bulanan Gordon ise bırakması istenmeyen işlerden çıkıyordu.''
Sy:73
'' Ölünceye dek aynı şekilde devam etmemeleri için bir neden yok gibi görünüyordu. O yıl senin, bu yıl benim, Comstock ailesinde hiçbir zaman hiçbir şey olmuyordu.''
Sy:79
''Zincirli köpek olmaktansa yalnız kurt olmak yeğdir.''
Sy:83
''Neden hatırlasın ki? Parası yoktu. Paran yoksa, hayatın uzun bir hiçe sayılmalar zincirinden ibaretti.''
Sy:87
''Dursaydı, konuşsaydı, kız parası olmadığını anlayınca ne kadar öfkelenirdi! Yürüdü. Konuşmak için bile para gerekliydi.''
Sy:92
'' Rosemary hiçbir zaman anlamayacaktı onu. Hiçbir kadın anlamaz. Ama bir şey yazması gerek. onu yaralayacak bir şey - şu anda en çok yapmak istediği buydu.''
Sy:99
'' Hiçbir zengin, kendisini yoksul göstermeyi başaramaz; çünkü para, tıpkı cinayet gibi onu ele verir.''
Sy:101
'' Para bütün erdemleri satın alır. Para bütün kötülüklere karşı hoşgörülüdür, naziktir, böbürlenmez, uygunsuz davranmaz, bencillik etmez.''
Sy:103
'' Bu ona sevimsiz, soğuk yatak odasıyla zambak masasının altına tıkılmış yağlı yırtık kağıtları anımsattı.''
Sy: 104
'' Ama mesele bundan ibaret değil. Ağzını açmış tepeden bize bakan şu herifin suratına bak! Bütün uygarlığımızın orada yazılı olduğunu görebilirsin. salaklık, boşluk, umursamazlık! Makineli tüfekleri aklına getirmeden bakamazsın ona. geçen gün savaşın patlamasını istedim, bütün kalbimle biliyor musun? Şiddetle istedim- neredeyse savaş duası yaptım.''
Sy: 107
'' Kendinden nefret ederek göğsünde aynı şekilde ağlamış başka kadınları anımsadı. Anlaşılan kadınlar konusundaki tek başarısı onları ağlatmaktı.''
Sy:147
'' Ama, işte görüyorsunuz, para neler yaptırıyor. Paranın ya da parasızlığın berbat edemeyeceği davranış yoktur.''
Sy:175
'' Bunun nedeni de paraydı. Para taksilerin tekerlerini olduğu gibi düşüncenin tekerlerini de yağlıyordu.
İkinci şişeyi ısmarlamak neredeyse her zaman yanlıştır. Bir yaz günü ikinci kez denize girmek gibi. Hava ne kadar sıcak olursa olsun, birinci girişinden ne kadar hoşlanırsan hoşlan, ikinci kez girdiğinde hep pişman olursun.''
Sy:196
'' Sihir şarabı terk etmişti. Bu kez daha az köpürüyordu, daha çabuk sarhoş olmak umuduyla, tiksinerek mideye indirdiğin, insanı boğan, ekşimsi bir sıvıydı bu kez.''
Sy:196-7
'' Çabuk, çabuk, ayılıyoruz! İçki, daha içki gerek! O ilk güzel kaygısız, kopuk anlara dön!''
Sy: 198
'' Gece karanlığında bütün kediler tekirdir.''
Sy:208
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder