Çavdar Tarlasında Çocuklar / Salinger
Hatırlayamayışımın nedeni felaket üzgündüm. Bir şeylere üzülüyorsam, tuvalete bile gitmem gerekirse bile gitmem. Üzülmekten gidemem.
Duyguluymuş. Bittim. Bu Morrow denen herif ancak bir klozet kapağı kadar duygulu olabilirdi.
Bizim Sally durmadan, ‘’ Ben bu çocuğu bir yerden tanıyorum’’, diyordu. Onu nereye götürseniz, mutlaka tanıdığı veya tanıdığını sandığı birileri çıkar.
Merhabalaşmalarını bir görecektiniz. Birbirlerini yıllardır görmemişler sanırdınız. Küçükken aynı banyo küvetinde yıkanmışlar sanki. Eski dostlar. İç bulandırıcı. İşin gülünç yanı, bundan önce bir kez karşılaşmışlardı herhalde, bir sahtekarlar partisinde falan.
Doğrusunu isterseniz, bu konuları ona neden açtığımı bile bilmiyorum. Yani, şu uzaklara bir yerlere, Massachusetts’e, Vermont’a filan gitme işini. O benimler gelmek isteseydi bile, ben onu yanımda götürmek istemezdim herhalde. Götürmek isteyeceğim biri olamazdı o. İşin korkunç yanı, ona sorduğumda ciddiydim. Yemin ederim, ben deliyim.
Durmadan ona, ‘’ Yani şimdi, Joe Blow da mı homo? Joe Blow? Hep gangster ve kovboy filmlerine çıkan o iriyarı, sert herif yani?’’ derdiniz. Bizim Luce de size, ‘’ kesinlikle,’’ derdi. Hep ‘’ kesinlikle’’ derdi zaten.
Eğer eğiliminiz filan varsa, bir gece içinde homo olabilirmişsiniz. Felaket korkuturdu bizi. Homo olacak mıyım acaba diye dertlenir dururdum. Bizim Luce’un tuhaf yanı vardı; ben asıl onun homo olduğunu düşünürdüm.
Göze falan batmak istemiyordum. veya yaşımın sorulmasını. Ama, vay canına, baktığım şeyi bile zor görüyordum! Gerçekten sarhoş olduğum zaman hep yaptığım gibi, yine başladım kendi kendime, karnımdan vuruldum diye saçmalamaya. Barda karnından vurulmuş olan yegane herif bendim.
Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, çılgın bir şey bu.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder